Galiba gün aydı. Çok erken kalktı kız ama dün gece yine erken yattığı içindi. İyi hissediyordu çünkü tek boş günüydü bugün. Ne yapsaydı karar veremedi ama buraya yazmak istedi. Çünkü rüyasında çok sevdiği bir bloggerı görmüştü. Belki de o kendisine blogger demiyor, bilmiyordu ne olduğunu ama iyi yazan birisiydi.
Bazen rüyalarında eskisi gibi sevilmek duygusunu hissettiğini farkediyordu. Rüyaları ona, unuttuğu duyguları taze tutması için ısrar ediyordu. Bunun etkisi uzun sürmüyordu pek. Belki bir gün boyunca. Sonra, gün geçince neden diyordu? Neden ve nasıl alıştın tek başına bu kadar işin altına girmeyi ve tek başına yürümeyi? Cevabı yoktu. Etrafındakiler hep gönlünün yeni dinginleştiğini, uzun bir sevgi yolculuğundan çıktığını düşünüyordu. Hayır hiç sevilmemişti bu kız. Çünkü sevilmek duygusunu tanırdı. Bu o değildi. Bu olsa olsa,... bilemedi.
Yazı bu kadardı galiba. Önce perdeleri açıp, sonra çay koymalıydı.