20151127

Belki yılan değildi ama bu da hikayeydi.

Sürekli pişmalık, sevgi ve nefret üçlüsü arasında sıkışıp kalan bu kız, asıl olduğu yerde kalmak denilen kapana kapatıldığının farkına varmıştı. Şimdi ister nefret etsin, isterse sevsin farketmeyecekti. Çünkü olduğu yerde kalmaya yemin etmiş bi bedendeydi. Hiçbir şey yapmayacaktı. En sevdiği bilekliğini küçükken istemeye istemeye bir kızla takas ettiğinde hissettiği duygu gibiydi. İçinde bi his hayır diyordu ama o esnada bilekliği de çözüyordu hızlıca. Hem de gülerek. Bedenle düşünce nasıl bu kadar zıt hareket edebilir. Ediyormuş dedi. Edicekti hep ve bu kız yıkılacağı günü bekliyordu. Bilekliğinin pişmanlığını yaşadığında iş işten geçmişti biliyordu. Şimdi de geçsin istiyordu artık. Geçsin ve yaşanacak üzüntüyü yaşasın ve bitsin istiyordu.