kız ne zaman adamı görse, tabiki de rüyasında, hep arama isteği uyanırdı içinde. hayır arama değil, mesaj atma isteği çünkü arayacak kadar cesaretli değildi. bunun artık sevgiden uzaklaşarak bi bağımlılık belki de saplantı olduğunun farkındaydı. bitiyordu içinde yavaş yavaş sona eriyordu ama diken gibi birşeydi. pamuk içine atılmış diken, pamuğa ne kadar zarar vermeden çıkabilir ki içinden? yapışacaktı ve içinden alıp götürecekti bişeyler. karışmışlardı bir kere birbirlerine ve ne kadar farklı da olsalar birbirlerinden, pamuk dikene yapışacaktı. öyle de oldu. diken ayrıldı pamuktan ve şimdi dikenden kalan pamukları toplamak kalmıştı geriye. bu sefer de eller kanayacaktı. ne biçim hikayeydi ve neden hala bitmiyordu? neden bu küskünlük bitmiyordu adamın içinde? o adama ne demeliydi? şarkı mı söylemeliydi?
kim bilir neler neler geçti başından
kimse böyle yalnız olamaz
anlat birer birer tut ellerimden
kimse böyle küskün olamaz